Gerçekten çok içli bir insan olduğunu belirtmek zorundayım. Altyapıları ve melodisi beni tamamı ile içine çekti! Bu adamın yaptığı herşey inanılmaz gelmeye başladı, genelde her türden müziği dinleyemeyen ben, sentez yapanları ayrıca beğenen ben ile yer değiştirir oldu. Klibide bir o kadar güzel olunca şarkıya bağlanmak daha kolay oluyor sanırım. Galiba daha fazla abartıp modern zamanlarımızın en iyi bestecilerinden biri olduğunu kabul etmem lazım, malumunuz artık klasik müzikte takılıp kalanlardansa bunlarla daha güncel ses öbekleri yaratanlara bu sıfat daha çok yakışıyor. En azından ben öyle düşünüyorum. Hem samimi sözleri hem de aynı zamanda alaycı nakaratları ile beni gerçekten yakaladı bu şarkı. Uzun gecelerde sigara eşliğinde ruhum ile bütünleştirdiğim birkaç tınıdan biri oldu kendileri. Peh peh peh diyerek şiddetle sadece bu şarkıya kulak kabartmanızı diliyorum. Bakalım sizi ne kadar etkileyebililecek? Daha neler yapabilecek? Runaway fast as you can diyorum:)
1 Mart 2011 Salı
28 Şubat 2011 Pazartesi
Münih ve Rugby
Belkide gezdiğim standart şehirlerden biridir diye düşünmüştüm gelince, gerçektende avrupa gözümde küçüldü mü nedir? Herşey aynı taki bir iki bira yuvarlayıp Rugby gibi bir oyunu keşfedene kadar. Tamam herkes gibi yeni şehirleri keşfetmeyi seviyorum ama artık avrupa benim için pek birşey ifade etmiyor sanki! En güzel yanı bu aralar iş için birşeyler yapabilmek ve rugby gibi güzel bir oyun eşliğinde bir iki kilkenny yuvarlamaktan. Sanırım herşey standart bir hal alıyor. Neredeyse tüm dünya artık aynı düzlemde:) Ale le Bleu diyor ve son cümlemi söylüyorum. Basit ve eğlenceli bu iki kelimenin birleştiği herşeyi seviyorum gerisi sizin olsun!! Karlı Münih'ten sevgiler..
14 Şubat 2011 Pazartesi
dağılmasın hep yaşasın istiyorum:))
Tabiki James Walsh..Dağılmış bir grup daha, anılar, sesler, alkol ve belki de daha fazlası. Her güzel şey gibi bununda sonu geldi ama bıraktığı tat hep aynı.Sevenler, sevmeyenler olmuştur ama bu kadar güzel harmanlanan bir tını hiç etkisini yitirmiyor. Böyle olunca saygı duruşu devam ediyor. Tıpkı bodur tavuk gibidir kendileri benim için her dem piliç:) Ben hatırlıyorum sizde hatırlayın isterim. Bu satırlara da kazımak istedim, sevgiler..
11 Şubat 2011 Cuma
Kısa ve öz, Rango
Güzel bir animasyon daha, gelsede gitsek diye can atıyorum açıkçası. Johnny Depp abimizin böyle güzel işlere imza attığını görmek gözlerimi yaşartıyor her seferinde. Kahramanımız tipsiz ama sevimli bir kertenkelle, vahşi batıda geçen süper bir eğlencelik!! Fragmanı ve çizgileri beni heyecanlandırmaya yetti açıkçası!! Hepinize tavsiye eder, animasyona tam destek diyerek bitiririm. Stop!
18 Ocak 2011 Salı
Charlestown ve Shamrock
Ben Affleck abimizin son eseri, hem kamera karşısında hem arkasında gayet temiz bir iş çıkardığını belirtmek isterim. Aksan bence önemli ki cuk oturmuş buldum. Her irish ritüeli gibi guiness'ten vazgeçilmemiş, doğru bir hamle. Özellikle New York italyanları ile hiç iyi geçinemeyen Irish abilerimizi çok güzel perdeye aktarmış bence. Gayet güzel rol kesen Jeremy Renner ve Mad Men dizisinin ilahı Jon Hamm filmi aynen taçlandırmışlar. Ama benim gayette favorim Sons of Anarchy'den fırlayıp uslu çocuğu oynamış olan Titus Welliver,adam iyi bea Irish Jimmy O' ikende çok iyidi şimdi de çok şık. Kendimce geç kalınmış bir hamle olan sözde filmimizi çok tutum.Zaten bana Irish olsun, aksan olsun havaya giriyorum direk.. Şöyle bir göz gezdirin bünyeye iyi gelebilir. Beni açtı tertemiz, iki kere iki dört selamlar!!
2 Ocak 2011 Pazar
Black as ever!!
Harika müzikler, çok iyi kareler ve zarafet! Başka birşey tanımlamaya yetmez bu filmi! İzledikçe insanı etkileyen, mükemmel ses ve görüntülere sahip, perde arkasını bu kadar net aktarabilen başka bir dünya. Bu kadar zarif bir sanatın tüm çıplaklığı ile karşımızda durduğu çok güzel bir yapıt. Tabiki Natalie Portman, bu insan değil dedirten zat-ı muhterem. Ben ağlamanın kendisine bu kadar yakıştığı ve ağlarken bile bu kadar güzel olabilen başka bir kadın hayatımda görmedim. Daha ülkemizde vizyona girmeden dayanamayıp izledim, şiddetle de tavsiye etmekten kendimi alıkoyamıyorum, elinizi çabuk tutun, kuğ her an uçabilir!!
Sıcaklık ve Hüzün
Ne zaman bu iki kelimeyi bir arada kullanmadım diye kendime sordum?? Galiba beni tanımlayan en güzel iki sözcük öbeği. Yürketen gelen işlere alkış tutmuşumdur hep, benimle aynı frekansta olduğunu düşündüğüm her şeye karşı özel bir ilgi beslemişimdir. Bilmiyorum, Molly's Chamber ile ilk aklıma kazındılar, sonra Bucket geldi, Caleb'in o inanılmaz vokalleri de hayat gibi şekillenmeye başlamıştı sanırım. Adam gittikçe iyi olmaya başladı bu vokal işinde, iyice yürekten yakarmaya başladı!! Son çıkan albümleri için benim değişilmez iki popüler kelimemi hak ettiler. Buradan yazarken şu şöyle bu böyle demek en son istediğim şey!! Sadece beynimin içindekilerin bir eskizi!! Ben bayağı bir etkilendim bu aralar, içimdeki sıcaklık ve hüzün ile çok ama çok özleşti bu albüm!! Yazmadan geçersem haksızlık olacağını düşündüm. Böylelikle sonunda geldim yazımın! Seçiminizi yapın ya da yapmayın, nasıl olsa anladınız veya anlamadınız!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








